0 MAÇ 0,00

ORAN

DİĞER SAYFALAR BAHİSÇİ ÖZEL İDDAA PROGRAMI
Kupon

Kuponunuz Boş

Kupon Bedeli :0,00 TL Toplam Oran :0.00
Misli
Maksimum Kazanç 0,00 TL
SİL KAYDET HEMEN OYNA
  • Mobil Menüyü Oluşturun!

    Hücum futbolu maçı, savunma ise şampiyonluğu kazandırır Atletico Madrid

    Hücum futbolu maçı, savunma ise şampiyonluğu kazandırır Atletico Madrid

    Savunma denince akla hemen İtalya futbolu gelir. Özellikle 3’lü savunmayı çok iyi yapan İtalyanlar özellikle çıkardığı oyuncularla dikkat çekmekte idi. Maldini, Nesta, Chiellini, Bonucci ve Cannavaro ve diğerleri.. Hatta Cannavaro Ballon d’Or’u kazanan ilk savunmacıydı. Ancak İtalyanlar dışında savunmayı çok iyi uygulayan bir ülke değil ama bir takım var; Atletico Madrid.

    Atletico Madrid 2011/12 sezonuna kadar yükselmeye devam eden bir takımdı. Takım bazen Şampiyonlar Ligi’nde bazen Avrupa Ligi’nde oynayıp yıldız oyuncu çıkarıyorlardı. Özellikle bir dönem Reyes, Forlan, Agüero gibi isimler takıma 2010 yılında UEFA Avrupa Liginde şampiyon yapıyorlardı.

    Daha sonra ise takımdan Aguero Manchester City’ye giderken Forlan ve Reyes kariyerlerinin sonuna geliyorlardı. Atletico Madrid 2011/12 sezonu öncesi yaz transfer döneminde kadroya çok iyi bir performans sergileyip tüm kulvarlarda şampiyonluğa ulaşan Porto’nun kilit oyuncusu Falcao’yu, Galatasaray’ın kaptanı Arda Turan’ı, Werder Bremen’de bir kez UEFA finali oynayan daha sonra Wolfsburg’da gözden çıkarılan ve bir dönem Fenerbahçe’de de oynayan Diego Ribas gibi oyuncuları transfer ederek takımı güçlendirdi.

    Takım sezona Gregorio Manzano ile başladı. Ancak iyi bir performans ortaya koyamayan Manzano’nun görevine son verildi. Manzano’nun ardından göreve ise daha önce Atletico Madrid’de futbolcu olarak şampiyonluk yaşayan Diego Simeone’yi getiriyordu. Simeone takıma çok iyi bir savunma futbolu oynatarak o sezon UEFA Avrupa Ligi ve Kral kupası şampiyonu yapıyordu. Kral kupasında Real Madrid’i 2-1 yenen Atletico Madrid, UEFA Avrupa Liginde Athletic Bilbao’yu 3-0 yenerek kupayı müzesine götürüyordu. Simeone ise Atletico Madrid’e oynattığı futbol ile hem eleştiriliyor hem de övgü topluyordu.

    Ancak Atletico Madrid bununla sınırlı kalmayacaktı. Takım bir sezon daha UEFA Avrupa Ligi’ne gidiyor, ancak gruptan çıkmasına rağmen şanssız bir şekilde Rubin Kazan’a eleniyordu. Ancak ligde ise Real Madrid ve Barcelona’nın ardında 3. olup, ligin de en az gol yiyen takımı oluyordu. Atletico Madrid 13/14 sezonuna hücumdaki en büyük silahı Falcao’yu Monaco’ya satarak başlıyorlardı. Ancak o sezon Diego Costa ortaya çıkarak Falcao’nun yerini aratmıyordu. Takım o sezon ligi çok iyi oynayarak en yakın rakibi Barcelona’nın 3 puan önünde şampiyon oluyorlardı. Şampiyonlar Liginde ise dikkat çeken bir performans gösterip finalde Real Madrid’in rakibi oluyorlardı.

    Maça sakatlığı geçen Diego Costa ile başlasalar da maçın henüz başında sakatlığı nüksedince oyundan çıkartmak zorunda kalıyorlardı. İlk yarıyı ise Godin’in golüyle 1-0 önde kapatıyordu. İkinci yarıda ise Real Madrid’in ataklarını katı savunmasıyla bertaraf etse de Real Madrid son dakikada Ramos’un golüyle maçı uzatmalara taşıyor, uzatmalarda da Bale, Marcelo ve Ronaldo’nun golleriyle kupayı müzesine götürüyordu. Atletico Madrid ise bu savunmasıyla büyük alkış topluyordu.

    14/15 sezonunda Şampiyonlar Ligine çeyrek finalde veda etse de 15/16 sezonunda yine finale yükseliyorlardı. Finalde ise üst üste 3. şampiyonluğunu arayan ve önceki finalde kaybettikleri Real Madrid’di. Real Madrid maça hızlı başladı ve Önceki finalde takımını ipten alan Ramos takımını yine öne geçiriyordu.

    Bu golden sonra ataklarını pekiştiren Atletico Madrid 48. Dakikada Griezmann’la penaltıdan yararlanamıyordu. Akın akın gelip gol arayan Atletico Madrid 79. Dakikada Carrasco ile skoru 1-1’e getiriyordu. Bu golden sonra hem normal sürede hem de uzatmalarda gol sesi çıkmadı, Real Madrid ise penaltı atışlarında 5-3 kazanarak kupayı 3. kez müzesine götürdü.

    Atletico Madrid ise bu finalden sonra finale çıkamadı, ancak 17/18 sezonunda UEFA Avrupa Ligi finalinde Marsilya’yı 3-0 yenerek kupayı müzesine götürdü ve şu anda ise hâlâ Avrupa’nın savunma anlamında en iyi takımlarından biri.

    Site İçi Yorumlar